Ara 132014
 
Mış Gibi Yapmak

Mış Gibi Yapmak

Mış Gibi Yapmak’ da yer alan yazılar daha önce cemcemii.blogcu.com da yayınlanmış olan ve halen yayında olan yazıların bir araya getirilmesiyle oluştu. Klasik bir ifadeyle bazen düşündüren bazen de gülümseten, kısa sürede yorulmadan ve sıkılmadan okuyabileceğiniz akıcı bir dille yazılmış bir e-kitap. Sayfa üzerinden okuyabileceğiniz gibi indirebilir ve paylaşabilirsiniz.  İNDİR

 

 

 

 

 

İÇİNDEKİLER
BOŞ SOKAKLAR SENSİZ BENSİZ
KÖTÜ BİR HUYUM VAR BENİM DÜŞÜNÜYORUM
AZALMALI, TAMAMLANMALI, SONRA YİNE AZALMALI, YİNE TAMAMLANMALIDIR
SANA BUNU YAPMAYA KİMİN HAKKI VAR?
DEHŞETLİ GÜZEL BİR KIŞ İSTİYORUM
UYKU OYUNU
BÜYÜDÜKÇE BÜYÜYOR ELLERİ
DOYDUĞUN YER MİDİR MEMLEKET
MISIR İSTİLASI
EN SON GELEN ÇÜRÜK ELMA
MIŞ GİBİ YAPMAK
DÜĞMELERİN EFENDİSİ
CONAN’IM ASLANIM
ONLAR KUŞ!!! BEN KOŞARIM ONLAR UÇAR
YUMURTA KABUĞUNUN İÇİNDEKİ ADAM
KİM Kİ
AYLARDAN MAYIS, GÜNLERDEN CUMARTESİ, YAŞIMIZ İSE ON DOKUZ OLSA
999
NERESİ BURASI? BİZ KİMİZ?
İNSAN KAYMAKLARI MÜDÜRLÜĞÜ
BEKAR VE OLVİDO
MEEEE!!! MEEEEE!!!
BENİM ASLAN ARKADAŞIM
HERKES BİLİR, KİMSE SORMAZ
TARZAN BURADA YATIYOR
BALIKSIZ DENİZ
BAY ÇELİŞİK
SARI DOLMUŞTA İKİ KIZ İKİ ERKEK
DUVARA ÂŞIK
BU ŞEHİR GİRDAP GÜLÜM
SEN GİTTİN GİDELİ HAYALİN AVUTUR BENİ
BEN GİDİYORUM, GELECEK MİSİN BENİMLE?
FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ ÜŞÜYOR
İNEĞİN HİÇ OLMAZSA BEYNİ VAR
ŞU ANDA

İNDİR
Ara 132014
 

ŞİİR-KANDIR-ŞAİR-CANDIR-300x206Yazan her kişinin hayali mutlaka günün birisinde yazdıklarını bir kitap olarak görmektir ancak tanınmamış bir yazarın ilk eserini bir yayınevine kabul ettirmesi gerçekten zor olacaktır. Yayınevleri yeni eserler vermek ve edebiyat dünyasına yeni yazarlar kazandırmak isterler ancak unutmamak gerekir ki bir yayınevinin ayakta kalabilmesi için satabileceği kitapları yayınlaması gerekir. Öyle ki yayınevi çıkardığı her kitap için büyük bir emek harcayacak, işgücü, basım, tanıtım, dağıtım gibi süreçler yayınevine ciddi maliyetler olarak geri dönecektir.

Yayınevleri tarafından kendilerine her gün onlarca kitap dosyasının ulaştığı ancak bunların çok az bir kısmı basıma değer bulunduğu ifade edilmektedir.  Bununla birlikte yayınevlerinin bu nedenler yüzünden seçici olmak istemeleri bazen önemli eserleri nadiren olsa da ıskaladıkları da görülmüştür. Bu nedenle kitap dosyanız reddedilirse hemen umutsuzluğa kapılamayın. Eserinizi gözden geçirin ve diğer yayınevlerine de başvurun. Unutmayın dünyaca ünlü pek çok yazarın ilke serleri yayınevleri tarafından reddedilmiştir.

Hangi Yayınevine Nasıl Başvuracaksınız

Bazı yayınevlerinin internet sayfalarında eserleri nasıl kabul ettikleri ayrıntılı olarak açıklarken bazıları buna yer vermez ancak genel yöntem eserinizi bilgisayar çıktısı ya da daktilo da yazılmış olarak yayınevine göndermenizdir. Süreci hızlandırmak amacıyla dosyalarınızı e-posta olarak kabul eden yayınevleri de bulunmakta. Dosyanızı gönderirken kısa bir özgeçmişinizi ve size ulaşabilecekleri iletişim bilgilerinizi de göndermeyi unutmayın.  Gönderdiğiniz eser editörler tarafından incelenecek ve size geri dönüş yapılacaktır. Eserinizin reddedilmesi halinde bazı yayınevleri cevapla birlikte eserinizi de size geri gönderirken bazıları sadece mektup ve e-posta ile geri dönüş yapacak,  eserinizi de imha edeceklerdir. Bu nedenle gönderdiğiniz dosyaların sizde mutlaka kopyasının bulunması gerekir.  Eserinizin kabul edilmesi halinde yayınevi sizi davet eder. Telif haklarınızı anlatır ve sizinle bir sözleşme yapar. Sözleşmenin ardından kitabınızın basıma hazırlık süreci başlayacaktır.

Kitabınızı Basacak Bir Yayınevi Bulamazsanız…

Bu durumda kitabı kendi maddi imkanlarınızla yayınlayacak bir yayınevi arayışınıza girebilirsiniz. Size bu hizmeti sağlayacak çok sayıda yayınevine arama motorlarında yapacağınız küçük bir aramayla ulaşmanız mümkündür ancak bu yolu tercih etmeniz halinde beklentinizi yüksek tutmayın. Kendi imkanlarınızla çıkardığınız bir kitabın tanıtımı ve dağıtımının diğer yayınevlerine göre zayıf kalabilme ihtimali yüksektir. Kitabınızı kendi maddi imkanlarınızla bastıracaksanız size bu hizmeti veren yayınevi konusunda mutlaka seçici olun ve seçtiğiniz yayınevinin bu yöntemle daha önce yayınladığı kitapları ve bu kitapların ne kadar basıldığı ve ne kadar satıldığı hakkında bilgi edinmeye çalışın.

Bilgi Yayınevine Sizin İçin Sorduk

Bütün bu anlattıklarımız dışında mutlaka aklınıza takılan ve cevabını öğrenmek istediğiniz sorular da vardır. En sık sorulan sorulardan birkaçını seçtik ve Bilgi Yayınevi’ne sorduk. Yayınevinin yetkili ismi Biray Üstüner  bizi kırmayarak yoğun iş programına rağmen sorularımızı cevapladı. İşte sorularımız ve aldığımız cevaplar

SORU: Kitap dosyamızı hazırladıktan sonra posta ya da kargo aracılığıyla size göndermemiz yeterli midir?Ayrıca iletişim kurmamız gerekir mi? Gerekiyorsa iletişim kurmamız gereken biriminiz neresidir.

YANIT: Dosyanızı göndermeden önce yayıneviyle iletişime geçmenizde yarar var. Zira yayınevi, çalışmanızın türüne uygun olmayan bir yayın programı hazırlamış olabilir. (Örneğin bir dönemlik programını çocuk yazını ağırlıklı ya da çeviri ağırlıklı ya da inceleme-araştırma ağırlıklı hazırlamış olabilir.) Veya inceleme-değerlendirme ve yayın programı çok yüklendiği için bir süreliğine dosya kabulünü durdurmuş olabilir (bizde olduğu gibi).

SORU: Size gelen Bütün dosyalar mutlaka okunur ve değerlendirilir mi? İsmi duyulmamış hatta kitabı bile olmayan yazar adaylarının kitabını yayınlatabilmesi mümkün müdür?

YANIT: Bütün dosyalar okunduğu, incelendiği, haklarında raporlar yazılıp toplantılarda tartışıldığı için zaman konusunda büyük sıkıntı yaşıyoruz. Ayrıca bugün edebiyatın temel taşı sayılan yazarların pek çoğu, ilk kitaplarını yayımladığımızda henüz tanınmamışlardı!

SORU: Kitabı göndermeden önce notere tescil ettirmemiz gerekir mi? Böyle bir talebiniz var mıdır?

YANIT: Bu bir talep değil, güven meselesidir. Ben, bana noterden tasditli gelen dosyaları geri çeviriyorum; çünkü biz Bilgi Yayınevi’yiz. Güvencemiz, adımız ve markamızdır. Bize güvenmeyen yazar (veya yazar adayı) bizi tanımıyordur; yani kitaplarımızı okumamıştır, neler yaptığımızı, kimlerle çalıştığımızı bilmiyordur. Bu durumda bizim de onun için yapabileceğimiz bir şey yoktur.

SORU: Başvuru olumsuz da olsa mutlaka cevap verilir mi? Cevap verme süresi ne kadardır?

YANIT: Evet. Olumsuz da olsa mutlaka bilgi veririz. Süre, ne yazık ki 9-10 ayı bulur.

Esenlik dileklerimizle.

Biray Üstüner

Bilgi Yayınevi

Ara 072014
 
Şener Şen

Sultan isimli filmden bir Şener Şen resmi

Hiç ummadığım bir haberin, hiç ummadığım bir anda ansızın gelmesini bekliyorum. Tamam yaş geçiyor, her geçen saniye, her biten dakika kum saatinin üstteki bölümünden biraz daha eksiltiyor ama o müjdeli haberin her an gelebileceği umudunu taşıyorum hala.

Ne olduğunu sormayın ben de bilmiyorum ama tarif etmek gerekirse eğer, ayladır hazırlandığı sınavı kazandığının haberini alan bir liselinin sevinci değil bu çünkü o umduğu, beklediği, az çok tahmin ettiği bir sonucu yaşıyor. Doksan dakika ciğerlerini patlatırcasına koştuktan sonra, galiba olmayacak artık dediği sırada topu filelere yollayan bir futbolcunun gol sevinci de değil beklediğim. İlle de benzer bir örnek vermek gerekirse hayatı boyunca hiç gol olmamış Ofsayt Osman’ın son sahnelerinde “Bu da mı gol değil hakim bey?” diye sorduğu soruya, hakimin elini masaya vurarak “Gol” diye cevap verişi var ya, belki bu biraz yaklaşır benim beklediğime ama tam olarak o da değil.

Doğumhane önünde dokuz doğuran babanın, evladını ilk gördüğü anda yaşadığı sevinç ne büyük bir sevinçtir ama o hiç değil. Sevinç orada hüzünle karışır, mutluluk gözyaşları istemez yanaklara doğru süzülür. Boğazı düğümlenir insanın yutkunamaz.

Hemen herkesin olsun artık dediği bir hayali vardır. Borcun harcın bitivermiştir, senelerdir müdürün olmadığı yerde müdür yardımcısıyken artık müdür oldun demişleridir, evindir arabandır kavuşmuşsundur, o aşağı doğru gösteren grafik çizgisinin ucu yukarı doğru dönmeye başlamıştır sonunda. Bütün bunların gerçekleştiği an değildir benim beklediğim ya kimse içinde benimkilerin de bulunduğu o hayallerin gerçekleştiği anı istemediğimi ya da küçümsediğimi düşünmesin. Sonuçta hayattır bu. Halkalar arka arkaya eklenirken bu halkayı beğenmedim, bu zincir sadece benim istediği halkalardan oluşsun deme imkânımız yokken beğendiğimiz, istediğimiz halkaları da ekleyebilmektir mutluluk. Aldığım her nefes kaybettiğimde bir daha ele geçmesi çok zor nimettir, her yudum su, sağlıklı geçirdiğim her saniye…  Artılar eksileri götürdüğünde geriye kalan artılar olduğu sürece başarılıdır bu kâr zarar hesabı ama bu da değil söylediğim.

Ben bütün hesapların, beklentilerin ötesinde beklemediğim o anda hiç beklemediğim o sevinçten bahsediyorum.

Şener Şen sevinciyle sevinmek benim bahsettiğim.

O beklediğim ama beklediğim halde ne olduğunu bilmediğim o haber öyle bir haber olsun ki Milyarder’deki Mesudiyeli Mesut’un, Sultan’daki Bakkal Bahtiyar Efendi’nin sevincini yaşatsın. Ansızın gelsin o müjdeli haber. Allah! diye bağırarak kendimi sokaklara atayım, topuklarım ardım vursun, bağıra çağıra yer yön belirlemeden, koşayım, her önüme gelene sarılayım…

Kendim için istiyorsam namerdim derler ya o haber benim için olduğu kadar senin, için onun için, bizim için hepimiz için gelsin. Bırak küçük para, pul, şahsiyet, karakter, üstünlük hesaplarını o anı iste sen de benim gibi. Belki o zaman daha çabuk gelir o ne olduğunun bilmediğimiz o haber. Koca bir ülke Şener Şen sevinciyle sevinir sokaklara dökülürüz, topuklarımızı ardımıza vurur. Belli mi olur?