May 302016
 

images

 

 

 

 

 

MAVİ

Hiç birimiz dürüst olamadık,
Nereden geldik nasılda oynadık!
Şu çilekeş hayatı,
Veresiye defterinde hep harcadık…
İnanmadık birbirimize,
Kendimize dahi yalan söyledik.
Aşk olsun bize;
Evdeki kediyi bile inandıramadık.
Öğrendiğimiz bir şeyleri,
Öğretemedik birilerine,
Hiç kimseyi sorgulayamadık,
Soramadık maviye,
Mavi olduğundan mı mavi,
Hani yoksa;
Mavi denildiğinden mi mavi diye.

May 292016
 

12106151_1908985975994226_2038407380_n

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiir’in Başkenti

“Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,
ışıklı maviliklere.. ”
der bir şiirinde, Nazım
Maviliklerini kaybetti çocuklar,
Gölgeleri koşuyor ardından
Şehrim de kalmış, şimdi bir motor
Düşlerim gibi; beyazlar altında
Kalbim gibi; boynu bükük
Ellerim gibi; donmuş biraz da
Şiirlerim gibi aslında
Gelip geçeni çok etrafından,
Lakin kimse alıp götürememiş
Beyazlarından alıp,
Maviliklere, başka diyarlara yolcu eylememiş
Kalbim gibi; boynu bükük
Ellerim gibi; donmuş biraz da
Şiirlerim gibi aslında
Başkent’e doğru biraz

May 262016
 

homeros

 

Yarışmanın Amacı
Bornova Belediyesinin geçen dört yıl içinde olduğu gibi, Türk Edebiyatına özellikle Kısa Öykü konusunda yeni eserler kazandırmaya yönelik çalışmasıdır.

Yarışmanın Konusu
Adaylar konu seçiminde serbesttir.

Genel Katılım Şartları
Yarışmaya 18 yaşından büyük tüm TC vatandaşları katılabilir.

Yarışmaya Bornova Belediyesi çalışanları, seçici kurul üyeleri ve birinci derece yakınları katılamazlar.

Katılan eserin daha önce basılmamış ve herhangi bir yarışmadan ödül almamış olması gerekmektedir.

Her yazar ancak bir (1) eserle yarışmaya katılabilir.
Yarışmaya katılan eserler en fazla beş (5) sayfa A4 uzunluğunda olmalıdır.

Eserler, Times New Roman yazı stilinde, 12 punto, 1,5 satır aralığı ve Normal kenar boşlukları (her yön 2,5 cm) ile yazılmalıdır.

Eserlerde mutlaka bir başlık olup, herhangi bir kapak ve görsel olmamalıdır.

Yarışmacılar eserlerinin SAĞ ÜST köşesine 5 (beş) harften oluşan bir RUMUZ yazıp, kesinlikle gerçek ad ve soyadlarını belirtmeyeceklerdir.

Yarışmacılar, AYRI bir sayfaya kendi ÖZGEÇMİŞLERİNİ, ADRES ve İLETİŞİM TELEFONLARINI, “Yarışmanın tüm şartlarını kabul ediyorum” yazarak imzalayacaklardır.

Son olarak, yarışmacılar, eserlerini beş (5) kopya halinde çoğalttıktan sonra, özgeçmişlerinin de yer aldığı sayfayı bir zarfa koyarak;

“Bornova Belediyesi Atatürk Kitaplığı
Fevzi Çakmak Cad. No: 34/A K: 2
Bornova / İZMİR”

adresine KARGO ile göndereceklerdir.

Posta ya da kargoda meydana gelen gecikme, hasar ve kayıplardan düzenleyici kurum sorumlu tutulamaz.
İNTERNET yoluyla ya da ELDEN yapılan teslimatlar KABUL EDİLMEYECEKTİR!

Yarışmada ödül alan ve yayınlanmaya değer bulunan eserler kurum tarafından hazırlanacak broşür, web sayfası, kitap ve dergilerde tanıtım amaçlı olarak kullanılabilir.

Katılımcı, yarışmaya gönderdiği yapıtın tümüyle kendisine ait olduğunu ve tüm izinlerinin alındığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Ödül alan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.

Yarışma sonunda şartnameye uymayan eserin tespiti halinde derecesi ve ödülü geri alınır, yerine başka bir eser konmaz, derece ve ödül boş bırakılır.

Katılımcı, ödül alan ya da yayınlanmaya değer bulunan eserinin Bornova Belediyesi tarafından kullanılmasına süresiz olarak kullanım hakkını verdiğini peşinen kabul eder. Buna bağlı olarak gerek Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, gerekse diğer ilgili mevzuat gereğince yarışmaya gönderdiği eserinin çoğaltma, işlenme, yayma, temsil, umuma iletim, faydalanma ve bunun gibi umuma arzla ilgili bilumum haklarını, Bornova Belediyesi’ne verdiğini kabul eder.

Bu şekilde kullanılan eserler için eser sahibi sonradan verdiği lisansı kesinlikle geri almayacağını ve eserin yukarıdaki şekilde kullanılmasını men etmeyeceğini ya da bu lisans için kendisine verilen ödülden başka herhangi bir telif hakkı ya da maddi manevi talepte bulunmayacağını, gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. Bornova Belediyesi, eserler için katılımcının yukarıda verdiği lisans karşılığında telif hakkı bedeli ödemeyecektir.

Kazanamayan eserler iade edilmeyecektir.

Yukarıda yazılı maddelerden herhangi bir tanesinin eksikliği halinde, eser yarışma dışı bırakılır.

Yarışma Takvimi
Yarışmanın Başlangıç Tarihi : 07 Nisan 2016
Son Katılım Tarihi : 29 Temmuz 2016 (en geç saat 17.30’ye kadar)
Bu tarih ve saatten sonra gönderilen eserler değerlendirmeye alınmayacaktır.

Değerlendirme Tarihleri : 08 Ağustos – 05 Ekim 2016
Ödül töreni ve Sonuçların Açıklanması : İdarece açıklanacaktır.
Ödüller
* Birinciye 5,000 TL
* İkinciye 3,000 TL
* Üçüncüye 2,000 TL

Yarışma seçici kurulu eğer gerekli görürse 1,000 TL ödemeli “Yarışma Seçici Kurul Özel Ödülü” verebilir. Herhangi bir sıralamadaki ödüle değer bir eser bulamazsa yerine başka bir eser seçmez.

Yarışmacılara ödenecek ödüller, en geç yarışma sonuçları ilanını izleyen 30 iş günü içinde, yarışmacılara 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 29. Maddesine göre net olarak ödenir.

Yarışma sonuçları düzenlenecek Ödül Törenin ardından www.bornova.bel.tr adresinde ilan edilir.

Yarışma Seçici Kurulu
Muzaffer İzgü (Gülmece ve Çocuk kitapları yazarı)
Hüseyin Yurttaş (Yazar – Şair)
Yunus Bekir Yurdakul (Yazar – Dil Derneği İzmir Temsilcisi)
Tuğrul Keskin (Şair – Yazar)
Ümit Tunçağ (Bornova Belediyesi Kültür Sanat Danışmanı)

Yarışma şartnamesine uygun olmayan eserlerin Yarışma Sekretaryası tarafından elenmesinden sonra Yarışma Seçici Kurulu eserleri tek tek okuyacak, 05 Ekim 2016’da bir araya gelecekleri toplantıda toplu değerlendirmelerini yaparak, ödül alan ve yayınlanmaya değer bulunan eserleri Yarışma Sekreterliğine imzalı bir kağıtla teslim edeceklerdir.

Ödül kazanan ve yayımlanmaya değer bulunan öykü sahiplerine yarışma sekretaryası tarafından ödül töreninden önce iletişim bilgileri aracılığıyla bilgilendirme yapılacaktır.

Yarışma Sekretaryası
Adı Soyadı: Beste Eşki – Narin Güler
Telefon No: 0 232 999 29 29 / 4909 – 4910
Adres: Bornova Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Fevzi Çakmak Cad. No.34/A Bornova / İZMİR
Web Adresi: www.bornova.bel.tr
E-Posta Adresi: etkinlikorganizasyon@bornova.bel.tr

May 252016
 

kader

 

 

 

 

 

 

 

 

SENARYO
Bir kalem var elimde,
Ben yazıyorum;
Başkaları siliyor.
Kendi kaderimi
Yazmasam da kendi
Senaryomda kendime,
Kötü bir karakter Veriyorum.
Filmim daha uzun
Belki de kısa
Yönetmen kalbimin
Tam ortasında!
Başka rol vermiyorum,
Kimseye çünkü
Biliyorum her seferinde,
Reyting uğruna,
Kesiyorum rolleri!
Kalbimden silip
Atıyorum hisleri

May 232016
 

HDResim.net

KUDDÜS

Kuddüs kuşlarından önce, göç yakın,
Zaman, sırtında süratli bir atın,
Kayıp binlerce zaman, akın akın,
Gelirken, adı duyulur sıratın.

Edep gerek geçmek için sıratı.
Zamanla, saçlarım aşkın kıratı.
Ya bulmak Seni ya Senle bir anı,
Bağışla, bin yakıyorum bir canı.

Taşıdığım bir kıvılcımlık bir can.
Sultan’ım, seni anmadığım her an,
Canımı yakıyorum bin can kadar,
Bağışla, çünkü ömrüm bir an kadar.

Ya Kuddüs’süm, el değmemiş saf ülküm.
En uçlarından derlediğim türküm,
Ya Vedüd’üm, sevginden gelir ömrüm,
Bağışla, ben nefsim kadar kömürüm.

Yakarsan, Sultan’ım, zaten Sen’inim.
Bir avuç balçıkken, bir avuç kulum.
Bağışlarsan, Ey Sultan’ım mesrurum.
Bir avuç balçıkken, zaten Sen’inim.

May 222016
 

 

yılınpolisiyeromanıtek-300x122221B Dergi, yayımlanmış polisiye romanlar için yazarların ve yayınevlerin başvurabileceği “221B Yılın Polisiye Romanı Ödülü” ve henüz yayımlanmamış polisiye roman dosyaları için “221B Polisiye İlk Roman Ödülü” olmak üzere iki kategoride yarışma düzenliyor.

221B Yılın Polisiye Romanı Ödülü

Koşullar ve Açıklamalar:

  • 2016 yılı içinde yayımlanmış polisiye romanların yazarları ya da yayıncıları başvuru yapabilir.
  • Başvurunun yapılabilmesi için, başvuru yapılan her bir romanın 7’şer adet kopyasının başvuru formuyla birlikte Mylos Yayın Grubu – Moda Cad. Zuhal Sok. Banu Apt. No:1 D:1, Kadıköy/İstanbul adresine kargo ya da posta yoluyla gönderilmesi gerekmektedir.
  • Yayıncılar için 2016 yılında yayımlanmış olmak üzere adet sınırlaması yoktur.
  • Son başvuru tarihi 15 Kasım 2016 olarak belirlenmiştir.
  • Kazanan eser, “gerekçeli” sebebiyle birlikte 2017 Mart ayında gerçekleşecek ödül töreninde açıklanacaktır.
  • Yarışma jürisinde yer alan isimler: Ömer Türkeş, Sevin Okyay, Ceyhan Usanmaz, Hüseyin Çukur, Yankı Enki; Onursal Jüri ise Erol Üyepazarcı.

221B Polisiye İlk Roman Ödülü

Koşullar ve Açıklamalar:

  • 221B Polisiye İlk Roman Ödülü’ne başvuracak dosyaların daha önce yayımlanmamış olması
  • Yayımlanmamış dosyası/dosyaları olan yazarlar, en fazla 2 eserle birlikte dosyalarını ve bu formu eksiksiz bir şekilde doldurarak bilgi@221bdergi.com adresine “İlk Roman Ödülü Katılım” konulu bir e-postayla göndererek başvuru yapabilirler.
  • Tarafımıza ulaşan dosyalar, bir ön okuma sürecinden geçecek ve seçilen eserler jüriyle paylaşılacaktır.
  • Adaylar, başvurularını şahsen yapacak, dosyalarını e-posta yoluyla göndereceklerdir.
  • Aşağıdaki formun en altında belirtilen yere mutlaka imza atılmalı, imzalı nüsha kargo, posta veya taratarak e-posta yoluyla tarafımıza iletilmelidir.
  • Yarışmaya son başvuru tarihi 1 Ekim 2016 olarak belirlenmiştir.
  • 28 Şubat’ta toplanacak jüri, kazanan eseri belirleyecektir. Kazanan eser, “gerekçeli” sebebiyle birlikte 2017 Mart ayında gerçekleşecek ödül töreninde açıklanacak ve aynı yıl içinde Labirent Yayınları veya Mylos Kitap etiketiyle yayımlanacaktır.
  • Yarışma jürisinde yer alan isimler: Algan Sezgintüredi, Derviş Şentekin, Gülce Başer, Özlem Özdemir, Ece Özbaş, Esmahan Aykol ve Onursal Jüri Erol Üyepazarcı.

Başvurmak için>>>

http://www.edebiyathaber.net/221b-dergiden-polisiye-roman-odulleri/

 

May 222016
 

ölüm-anındaki-film-şeridi-620x312

 

Ocak ayındayız hava soğuk ve yağışlı. Günlerden pazartesi işe gitmem gereken güzel bir gün. Evet yanlış anlamadınız pazartesi benim için güzel bir gün. Hatta havanın kapalı ve yağışlı olması da bulunmaz nimet. Böyle bir hava yazdım ilk şiirimi. bir otobüs durağında beklerken onu gördüğümde düştü aklıma şu cümleler. Bilmem kıskanır mı denizler mavi gözlerini. Geceden daha güzel saçların. ve her şey bir şiirde saklı kaldı öyle. Ben söyleyemedim. O da hiç bilmedi. Bir korkuluğun gölgesi üstümde.
İşe her gün saatinden önce giden, akşam olunca tam saatinde iş yerinden ayrılan ben. Hatta bu alışkanlığım yüzünden alay konusu olan ben. Yaptığımın doğru olduğunu düşünüyorum ama arkadaşlarım insan bazen rapor alır yada bir işi çıkar işe geç kalır gibi sözler söylüyorlar. Olsun. Onlar ne yazık ki ellerinde olan nimetin farkında değiller. Bu işte çalışmak için verdiğim emekler neyse artık hepsi geride kaldı.

Aslında akşam geçte yatmadım saatimi kurdum nasıl yaptıysam çalan saati durdurup tekrar uykuya dalınca işe hızlı adımlarla gitmek zorunda kaldım. Bilmiyorum ne kadar geç kalmışım zaten şefte sormadı neden geç kaldın diye. Belki de arkadaşlarım geç kaldığım için mutlu olmuşlardır. İşe geç kalmak o kadar da kötü bir şey değilmiş hayatta daha kötü olaylar da oluyormuş bunu bugün anladım.
Çalışma atölyemize giden yolun kenarında morg varmış hiç farkında değildim. Bunun için kendime kızmalı mıyım? Belki. Her sabah olduğu gibi acil servisten hastaneye giriş yaptım. Sağ taraftaki güvenlik görevlisi oturduğu koltukta uyukluyordu. Dışarıdan gelen soğuk hava bile onu etkilemedi. Akşam saatlerinde sıkış tıkış olan acil servis sabah en güzel zamanını yaşıyor sessiz ve sakin. Atölyeye doğru yürüyorum otomatik kapılar bir bir açılıyor. Dışarıdan gelen soğuk sert rüzgâr yüzümü yalayıp içeri gidiyor. Alt kattaki okuyucuya kartımı okuttuktan sonra otomatik kapıdan geçip atölyeye gidip çay içeceğim. Yaklaşınca kapı açılıyor.
Arkamdan bir ses:

-Emre!

Beni çağırıyor. Hastanenin gassalı… Öyle samimiyetim pek yok bu adamla ama birkaç kez çay içmişliğimiz var:

-Buyur hocam.
-Gel şu tabutun bir kenarından tut.

Duymamış gibi yapıp gitmek istiyorum. Ama niyetimi anlamış olacak ki bir daha sesleniyor:

-Emre hadi gel şu tabutu araca koyalım.

Mecburen gidiyorum. Tabut taşımak zor işmiş onu anlıyorum. Dünyanın en ağır yükünün altına giriyor insan. Neyse ki mesafe kısa. Ve çabucak tabutu araca koyuyoruz. Elinde sarı renkli kız şapkası, yine şal ve o mont bunlar bana yoksa tanıdık mı geldi eveeet şimdi hatırladım!! Her sabah işe giderken kaldırımda bekleyen kızın elbiseleri…

May 222016
 

 

2656930-dus

Önce bir gölge gördü çocuk. Hayır zaten karanlığın içindeydi. Dikkatli baktı. Öğretmenleri gitmiş sıraları ve oturakları olmayan bir sınıf olabilir miydi? Ama ne arıyordu burada? İçi ürperdi sessizlikten. Korktu. Anne diye bağırdı var gücüyle. Ama kendi bile duymadı sesini. Derin bir nefes aldı. Üzerine düşen karanlığa iyice baktı. İleride bilye büyüklüğünde parlaklık gördü. Ona doğru yürüdü. Adım atarken ayak sesleri çıkmadı. Bunu fark etti. Tahmin ettiği gibi ışık gelen yer kapının anahtar deliğiydi. Kapının kolunu bulması zor olmadı. Aşağı doğru bastırdı. Gıcırdama yankılanmadı. Kapıyı çekti ama açılmadı itti gene açılmadı. Sinirlendi. Ne biçim işti bu? Ağlamaya başladı. Yere düşen her gözyaşı ışık saçan bir kelebeğe dönüşüp orada uçuşmaya başlayınca sevindi. Ve kelebekler anahtar deliğinden bir bir dışarıya çıktılar. Çocuk kapıya yaklaşıp anahtar deliğinden baktı. Yıkılmamış dışı rengârenk boyalı güzel evler gördü. Çocukların oynaması için parklar. Bir şehir geniş yolları olan.  Sonra bir köy. Ama yaşadığı köy değil. Olsun. Ama iki dağın arasında kalmış şirin bir yer. Bir biri ardına sırayla gelen mevsimler

May 192016
 

siir

Bayraklı Belediyesi vatandaşların sanat, kültür ve edebiyata olan ilgisini artırmak, sanatsal aktivitelere teşvik etmek, duygularını dile getirebilmelerine imkan tanıyabilmek ve yeni eserler üretmeye özendirmek amacıyla “Barış” temalı şiir yarışması düzenliyor. Bayraklı Belediyesi ilk kez şiir yarışması düzenliyor. Yarışma18 yaş altı ve yetişkin olmak üzere iki kategoride gerçekleştirilecek. Yarışmaya gönderilen şiirlerin ödül kazanmamış ve telif haklarının satılmamış ayrıca daha önce düzenlenen benzer yarışmalarda dereceye girmemiş olması gerekiyor. Bir şair, yarışmaya en fazla iki şiirle katılabilecek.

SON KATILIM TARİHİ 1 AĞUSTOS!

Bayraklı Belediyesi yarışmaya son katılım tarihini 1 Ağustos olarak belirledi. Yarışmaya katılacaklar Bayraklı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne posta yolu ya da elden teslim edebilecek. Yetkililer, yarışmayla ilgili detayları www.bayrakli.bel.tr adresinden ulaşabileceğini ifade etti.  Yarışmada birinci 5 bin lira, ikinci 3 bin lira, üçüncü bin 500 liranın sahibi olacak. Mansiyon kazananlar 500 lira ile ödüllendirilecek. 18 Yaş altı teşvik ödülü (3 kişi) ise 250 lira olarak belirlendi.

BARIŞA İHTİYACIMIZ VAR

Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, düzenledikleri şiir yarışmasına katılımın yoğun olmasını beklediklerini belirterek, “Ülkemiz, dünya zor bir süreçten geçiyor. Birçok yerde kan ve gözyaşı var. Şuanda en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerin başında barış geliyor. Biz de şiir yarışmasının konusunu barış olarak belirledik. Güzel şiirlerin geleceğinden şüphem yok. Katılımcılara şimdiden başarılar diliyorum” dedi.

Yarışma şartnamesi için tıklayınız

May 182016
 

kişilik

 

Saatlerdir önümde duran beyaz boşluğa bakıyorum. Saatlerimi, dakikalarımı, saniyelerimi harcıyorum. Zihnimdeki tuzaktan uzaklaşıp, sahteliğin doğurduğu bir ruhla karşı karşıya kalmalı mıyım? Bilmiyorum. Sıradan ve basit biriyim ben. Kimseye verecek tek bir hesabım yok. Fakat kendimi hep birilerine verecek hesap ararken buluyorum. Kendimden uzaklaşamıyorum, içimdeki insandan gidemiyorum. Başka birisi olmak kurtarır mı beni? Başka bir insanın gözleri olmak  çeker alır mı beni? Kapatıyorum gözlerimi, kendimi bulduğum o cehennem vadisi dört bir yanımı yakıp kavuruyor. Kırmızı, siyah, yeşil, mor, beyaz, gri, kahverengi, bordo hangisiyim ben? Hangisini temsil ediyorum bu dünyada? Bu karşımda duran beyaz boşluk, gözlerimi kapattığım anda kelime fırtınası çıkarıyor ortaya. Tutunuyorum çığlık atan satırlara. Açıyorum gözlerimi kendi yığınıma, kendimi nasıl yok ettiğime bakıyorum. Kendimi bulamıyorum, kendimi kendimin içinde bir yerde saklamışım ve bulamıyorum. Bir romanın son cümlesinde, bir renkte, bir insanda… Kendimi nerede arayacağımı bile bilmiyorum. Kapat gözlerini diyor birileri, o hiçbir şeyi görmeden takılı kaldığın zamanın içinde ara diyor birileri. Gözlerin kapalıyken koşmaya, bir insanı tanımaya, kendini bulmaya çalış deyip kaçıyor bir ses. Kanımı dondursun istiyorum bazı şeyler, soyutlanayım buralardan, elimde tutacağım kırık bir aynam bile olmasın istiyorum. Bomboş kalayım, tek bir eşyam olmasın, şu beyaz boşluk dahi gitsin. Bir fısıltının sesine takılıp, yasakları ve kuralları bol olan bir gezegene gidip; yasaklarını ve kurallarını hiçe sayarak yaşamak istiyorum. Kendimi düşürmek ve her düşürdüğümde kaldırmak istiyorum. Gözlerim kapalıyken bir insanla tanışıp bana kötülük yapmasını istiyorum. Tüm kötülüklere fısıldıyorum, gitmeyin beni iyi bir insan yapmadan gitmeyin.