Kas 072012
 

gurbetSayfalar sürecek bir öyküyü, ana sütü gibi tertemiz birkaç sözcükle anlatabilir misiniz? İnsanın ruhunu okşayan o güzel seslerden birisinin sahibi, hüzünlü bir uzun havanın sözlerine asıldığı anda, hazin bir yaşamın görüntüleri parça parça gelip gözünüzün önünde birleşir mi?

“Pencereden kar geliyor aman annem

Gurbet bana zor geliyor”

 

İçinde bir yatak, küçük bir masa, bir piknik tüp, bir tencereden başka eşya bulunmayan bir bekâr odasında, kırık bir camın dibinde, anasından, atasından, yuvasından ve sevdiğinden ayrı düşmüş bir Anadolu yağızını görür gibi oluyorum.

“Sevdiğimi eller almış aman annem

Bu da bana ağır geliyor”

 

Sadece sekiz on kelime. Neden gurbete çıkmaya mecbur kalmış, bu hasrete, bu fakirliğe neden katlanmak zorunda, sevdiğini neden başkasına vermişler? Biraz deşip, kurcalasanız altından acı, ümit, bela, aşk, sevgi, özlem çiçekleri fışkıracak.

“Pencereden kar geliyor…”

Her akşam iş çıkışı yürüyerek geçtiğim hastanenin önünde aynı kadınları görüyorum. Yaşlı olanın gözü gazlı bez ve bantla kapatılmış oluyor. Genç olanı yoldan geçen yayaların, arabaların önüne atlayıp, yollarını keserek yardım istiyor.

“Hastaneye gelmişler, annesi ameliyat olmuş, yol paraları yokmuş…” Kimden ne kopartabilirse artık.

Benim de yolumu kesip para isteyen kadınları geçtikten üç beş dakika sonra rastlıyorum o iki delikanlıya. Birisinin elinde bel, diğerin omzunda tırpan var. Utana sıkıla yaklaşıp anlatıyor öndeki. Memleketten çalışmak için gelmişler. İş arıyorlarmış ama bulamıyorlarmış. Nerede bulabiliriz diye soruyorlar. Ne iş yaptıklarını soruyorum; bağ bahçe işinden anlarlarmış. Şöyle bir etrafıma bakıyorum, vızır vızır geçen arabalar, yüksek binalar, altlarında ışıl ışıl dükkânlar. Geniş bahçeli bir ev, bir konak bulsalar, girseler bahçesine, sabahtan öğlene dek altını üstüne getirseler… Ya sonra?

Omzunda tırpan olan, sesini alçaltarak konuşuyor;

“Abi sabahtan beri ağzımıza lokma koymadık.  Bir yardım etsen.”

Gözlerinde yolumu kesen diğer kadınların gözlerindeki o aç, o hüznün altına saklanmış vahşi, o sahte bakışı ararken karşıma çıkanın Hızır mı yoksa hırsız mı olduğunu anlamaya çalıştığımı fark ederek kendi kendimden utanıyorum. Hemen yanımızdan son model, camları açık pahalı bir araba ağır ağır geçiyor. Arabayla beraber yol alan bir uzun havanın sözleri kulağıma geliyor.

“Pencereden kar geliyor aman annem

Gurbet bana zor geliyor”

Paylaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: