Tem 042020
 

 

Kendi Blog Sitenizi Kurarak Yazılarınızı Daha Çok Kişiye Ulaştırın

Bir önceki yazımızda dergilere yazı göndermenin yazarlık yolundaki en önemli kilometre taşlarından birisi olduğunu yazmıştık ve eklemiştik; dergilere yazı göndermek sabır işidir ve yazınız kabul edilse bile yayınlanması zaman alır. Bu yazımızda yazılarınızı blog oluşturarak kısa sürede çok daha fazla kişiye ulaştırmanın, dolayısıyla daha çok kişi tarafından okunur ve izlenir olmanın yollarından bahsedeceğiz. İnternetin hayatımıza girmesi yaygınlaşmasıyla yayıncılık yöntemleri değişti. Artık kağıda ihtiyaç duymayan, basılı olmayan, internet ağları üzerinde devam eden ve çok kısa sürede çok büyük kitlelere ulaşabilen bir yayıncılık süreci var. Yazar adayları olarak sizler de bu akışın zaten içerisindesiniz. Kendi blog sitenizi hazırlayarak bunu bir ya da birkaç adım öteye nasıl taşıyacaksınız ve kendinizin yayıncısı nasıl olacaksınız biraz bunun üzerinde duracağız.

Kendi blog sitenizi nasıl oluşturacaksınız?

Yazılarınız dergilere göndermek aslında yazarlık yolunda kendinizi test etmeniz için güzel bir fırsattır ancak edebiyat dergileri doğal olarak kendilerine yapılan her başvuruya yer veremezler. Yazılarınızın daha çok kişi tarafından okunmasını istiyorsanız internet bu konuda geniş olanaklar sağlıyor. İşe kendi blog sitenizi oluşturmakla başlayın. Sonrasında blogu sitenizde yayınladığınız yazıları sosyal medyada yayınlayabilirsiniz. Bu sosyal medya sitelerinin hangileri olduğunu tek tek yazmamıza gerek yok zaten biliyorsunuz ama yine de yüzlerce, binlerce kişi tarafından beğenilen, yorum yapılan ve paylaşılan gönderileri düşünün. Sizin yazınız da bunlardan bir tanesi olabilir.

 

Ücretsiz Blog siteleri

Kendi blog sitenizi oluşturmak için internet üzerinde ücretsiz blog hizmeti veren sitelerden yaralanabilirsiniz. Bu tür sitelere kayıt olup giriş yaptıktan sonra tek yapmanız gereken zaten hazır olan şablonlar üzerine yazınızı varsa yazıya ait resimle birlikte paylaşıp yayınlamak. Düzenli yazmanız ve birkaç internette üste çıkma kuralın dikkat etmeniz halinde arama motorları trafiğine rahatlıkla girebilirsiniz. Öyle ki bu tür sitelerin size sundukları istatistik raporlarda bir süre sonra ziyaretçilerinizin arama motorlarından sitenize geldiğini göreceksiniz. Diğer taraftan yazılarınız sosyal medya da paylaşarak takipçi sayınızı arttıracaksınız. Bu tür sitelerin en büyük dezavantajı size ait olmamaları. Ayrıca site adresiniz blog hizmeti aldığınız sitenin ismiyle başlayacak. Örneğin www.blogcu.cemcemii.com gibi. Yine de ücretsiz blog servisleri yeni başlayanlar için oldukça kullanışlı ve avantajlı.

 

Hosting hizmeti alarak tam anlamıyla size ait bir blog sitesi kurabilirsiniz

Pek çok kişiye internet sitesi hazırlayarak kendi adıyla yayınlamak çok zor ve masraflı bir işmiş gibi görünse de çok da abartılacak bir olay değil. Site kurmak için bilgisayar mühendisi, yazılım uzmanı gibi unvanlar taşımanız gerekmiyor. Biraz aman ayırmanız ve üzerinde çalışmanız yeterli. Pekiyi kendi blog sitenizi nasıl kuracaksınız?

Öncelikle bir hosting firmasından domain adresinizi (sitenizin adresi www.cemcemii.com gibi) ve siteniz için gerekli olan alanı satın almanız gerekiyor. Domain adresi sizin adınıza tescillenir ve siz bırakmadığınız süre başka kimse tarafından kullanılamaz. Genel de yıllık olarak yapılan bu satın alma işlemini dilerseniz daha uzun süreler için de yapabilirsiniz. Fiyatlar hizmet veren firmalara göre değişiklik gösterse de çok maliyetli bir iş değil. Örnek olarak aşağıdaki resme ya da buraya tıklarsanız inceleyebileceğiniz ve tavsiye edebileceğimiz  paketler bulunmakta.

İsim tescil ve Hosting paketleri için

 

 

İkinci aşamada aldığınız alan üzerinde kendi blog sitenizi dizayn etmeniz gerekiyor. Bunun için bütün dünya üzerinde milyonlarca kişi tarafından hobi için olduğu kadar ticari amaçla da  kullanılan ve kullanımı çok kolay ve ücretsiz olan WordPress’i önereceğiz. WordPress’i ücretsiz olarak indirip satın aldığınız alana yüklemeniz ve kurulumu yapmanız gerekiyor. Sonrasında ise sitenize uygun bir tema yani sitenizin görünümü için hazır olan şablonlardan birini aktif hale getireceksiniz. Bütün bu süreç size zor görünmüş olabilir ama gerçekten çok kolay. WordPress’in nasıl kullanılacağı ile ilgili internet üzerinde yüzlerce anlatım ve video bulabilirsiniz bununla birlikte işi çok daha ciddiye alıyorum, uzun vadeli daha büyük işler düşünüyorum diyorsanız aşağıda WordPress’i  A dan Z ye kullanmayı öğrenebileceğimiz bir kurs önerimiz de var. Kişisel blog oluşturmanın yanı sıra siteniz üzerinden gelir etmek gibi amaçlarınız varsa bu kurstan yaralanabilirsiniz. Aşağıdaki resme ya da buraya tıklayarak kursla ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

A dan Z ye WordPress Kursu için

 

 

 

 

 

Kendi sitenizi oluşturmanın pek çok faydası vardır. Bir bakıma kendi edebi kimliğinizi oluşturmuş olursunuz. Düzenli yazmanız ve yazdıklarınızı siteniz üzerinden sosyal medyada ve diğer alanlar üzerinde paylaşmanız halinde bir süre sonra kendinize ait bir okuyucu kitlesi oluştuğunu göreceksiniz.  Sosyal medyada gittiğimiz yerlerin ya da yediğimiz yemekleri paylaşmak çok daha fazla beğeni ve paylaşım alıyor doğrudur ama siz olanı, yazmayı seçtiniz. İnanın yazdıklarınızın okunmasını sağlamak yazmaktan çok daha zor. Şimdiden kolay gelsin.

Tem 042020
 

Edebiyat Dergilerine Yazı Göndermek

Yazarlık yolunda mesafe kat ettiğinizin en büyük göstergesi şüphesiz dergilere gönderdiğiniz yazıların kabul edilmesi olacaktır. Edebiyat dünyasında isim yapmış ve izleyici kitlesi olan dergilere yazılarınızı kabul ettirmek zor olsa da bunu kişisel olarak algılamayın ve göndermeye devam edin. Sınırlı sayfa sayısı ve sınırlı bütçeyle az kazanarak hatta bazen kazanamayarak yayın hayatını devam ettirmeye çalışan edebiyat dergileri doğal olarak gelen her yazıya hemen yer veremeyecektir. Diğer taraftan yazınız kabul edilse bile muhtemelen bir ya da birkaç sayı sonra yayınlanacaktır. Dergilere yazı göndermek ve yazınızın yayınlandığını görmek keyifli bir süreç olmakla birlikte sabır ister. Bununla birlikte birkaç dergilere yazı gönderme sürecinde dikkat etmeniz gereken aklımıza ilk gelen birkaç ayrıntıya değinelim.

 

Yazı göndereceğiniz dergiyi yeterince tanıyor musunuz?

Edebiyat dergilerinin amacı her ne kadar edebi eserleri yayına sunmak olsa da yazı göndermek istediğiniz dergi edebi bakış açısını sizinkinden farklı bir dünya görüşü üzerine kurmuş olabilir. Siyasi tartışmaların hiç bitmediği ülkemizde edebiyat dünyasının da bundan etkilenmesi oldukça normal. Dergilere yazı göndermeden önce, yazı göndereceğiniz dergiyi alın okuyun inceleyin. Sizin için uygun bir mecra olup olmadığını anlamaya çalışın.

 

Yazı göndereceğiniz dergiyi satın alıyor musunuz?

Doğal olarak bütün dergilere abone olmak ya çıkan her edebiyat dergisini satın almak gibi bir olanağımız yok. Diğer taraftan dergileri ayakta tutan sınırlı sayıda da olsa okuyucuları. Eğer ki bir dergiye yazı göndermek istiyorsanız o dergiye abone olmanız, satın almanız en azından takip etmeniz biraz da vicdani bir sorumluluk. Okumadığınız, katkıda bulunmadığınız bir edebiyat dergisinde yazınızın yayınlanmasını beklemek pek de etik bir davranış olmayacaktır.

 

Dergilere yazı gönderme sürecinde sabırlı olun

Emin olun sizin gibi pek çok kişi edebiyat dergilerine yazı gönderiyor. Öncelikle yeteneğinizle fark edilip yapılan başvurularda öne çıkmanız gerekiyor. Eğer bunu başardıysanız, yazınızın dergide yayınlanmasını bekleme süreci var.  Başında da belirttiğimiz gibi yazınızın editörler tarafından okunması, incelenmesi ve kabul gördükten sonra yayınlanması zaman alacaktır. Bu süreci sabırla geçirip yazınızın gönderdiğiniz edebiyat dergisinde yayınlanmasını beklemekten başka seçeneğiniz yok.

 

Aşağıdaki linkte dergilere yazı göndermekle ilgili çok daha ayrıntılı ve besleyici bir yazı bulunmakta. Bu yazıya da bir göz atmanızı tavsiye ederiz.

http://yazarodasi.blogspot.com/2010/11/dergilere-yaz-oyku-siir-gondermek.html

 

 

 

Ara 172017
 

Altın  Kapının altın anahtarı “İYİLİK”. Zerre kadar iyilik yapan karşılığını görecek, zerre kadar kötülük yapan karşılığını görecek.

Aşağıda bazı hayır kurumlarının hesap numaralarını ve logoları var. Kendinize ait bir hesabınız varsa mutlaka kıyısında köşesinde ATM lerden çekemeyeceğiniz küçük küsuratlar kalmıştır. Yapmanız gereken tek şey internet bankacığını kullanarakbu küsuratları bu banka hesap numaralarına havale etmek ya da EFT yapmak tabi eft ücreti almayan bankalardan. Hayır kurumu oldukları için havale masrafı alınmıyor. Aynı zamanda hemen hepsinde kısa mesaj göndererek küçük katkılarda bulunabileceğiniz numaralar verilmiş. Eften püften muhabbetler için bir gecede yüzlerce mesaj çeken parmaklar beş liracık iyilik yapmaktan kaçınır mı? Bence kaçınmaz gönülden gönderir mesajını. İyilik yapmak için illaki bağış yapmanız da gerekmiyor.  Bunların dışında aynı bu sayfada olduğu gibi bu kurumlara ait logoları kendi web sayfanda ya da Blogunda yayınlayabilirsin. Sayfan yoksa Facebook un mutlaka vardır. Hiç bir şey yapamıyorsan kendi sayfanda bu  kurumlara bir link ver, arkadaşlarına öner. Elinden ne kadar geliyorsa o kadarını yap.  Yine de karar sizin. İster sayfanın adresini, ister hayır kurumlarının adreslerini tanıdıklarınıza gönderin, ister hesabınızdaki küçük küsuratları bağışlayın. isterseniz Facebook da önerin… Sonuç olarak nasıl yaparsanız yapın, yeter ki bir iyilik yapın.

NELER YAPABİLECEĞİNİZİ GÖRMEK İÇİN LOGOLARA TIKLAMANIZ YETERLİ

       
       
Ara 132014
 

ŞİİR-KANDIR-ŞAİR-CANDIR-300x206Yazan her kişinin hayali mutlaka günün birisinde yazdıklarını bir kitap olarak görmektir ancak tanınmamış bir yazarın ilk eserini bir yayınevine kabul ettirmesi gerçekten zor olacaktır. Yayınevleri yeni eserler vermek ve edebiyat dünyasına yeni yazarlar kazandırmak isterler ancak unutmamak gerekir ki bir yayınevinin ayakta kalabilmesi için satabileceği kitapları yayınlaması gerekir. Öyle ki yayınevi çıkardığı her kitap için büyük bir emek harcayacak, işgücü, basım, tanıtım, dağıtım gibi süreçler yayınevine ciddi maliyetler olarak geri dönecektir.

Yayınevleri tarafından kendilerine her gün onlarca kitap dosyasının ulaştığı ancak bunların çok az bir kısmı basıma değer bulunduğu ifade edilmektedir.  Bununla birlikte yayınevlerinin bu nedenler yüzünden seçici olmak istemeleri bazen önemli eserleri nadiren olsa da ıskaladıkları da görülmüştür. Bu nedenle kitap dosyanız reddedilirse hemen umutsuzluğa kapılamayın. Eserinizi gözden geçirin ve diğer yayınevlerine de başvurun. Unutmayın dünyaca ünlü pek çok yazarın ilke serleri yayınevleri tarafından reddedilmiştir.

Hangi Yayınevine Nasıl Başvuracaksınız

Bazı yayınevlerinin internet sayfalarında eserleri nasıl kabul ettikleri ayrıntılı olarak açıklarken bazıları buna yer vermez ancak genel yöntem eserinizi bilgisayar çıktısı ya da daktilo da yazılmış olarak yayınevine göndermenizdir. Süreci hızlandırmak amacıyla dosyalarınızı e-posta olarak kabul eden yayınevleri de bulunmakta. Dosyanızı gönderirken kısa bir özgeçmişinizi ve size ulaşabilecekleri iletişim bilgilerinizi de göndermeyi unutmayın.  Gönderdiğiniz eser editörler tarafından incelenecek ve size geri dönüş yapılacaktır. Eserinizin reddedilmesi halinde bazı yayınevleri cevapla birlikte eserinizi de size geri gönderirken bazıları sadece mektup ve e-posta ile geri dönüş yapacak,  eserinizi de imha edeceklerdir. Bu nedenle gönderdiğiniz dosyaların sizde mutlaka kopyasının bulunması gerekir.  Eserinizin kabul edilmesi halinde yayınevi sizi davet eder. Telif haklarınızı anlatır ve sizinle bir sözleşme yapar. Sözleşmenin ardından kitabınızın basıma hazırlık süreci başlayacaktır.

Kitabınızı Basacak Bir Yayınevi Bulamazsanız…

Bu durumda kitabı kendi maddi imkanlarınızla yayınlayacak bir yayınevi arayışınıza girebilirsiniz. Size bu hizmeti sağlayacak çok sayıda yayınevine arama motorlarında yapacağınız küçük bir aramayla ulaşmanız mümkündür ancak bu yolu tercih etmeniz halinde beklentinizi yüksek tutmayın. Kendi imkanlarınızla çıkardığınız bir kitabın tanıtımı ve dağıtımının diğer yayınevlerine göre zayıf kalabilme ihtimali yüksektir. Kitabınızı kendi maddi imkanlarınızla bastıracaksanız size bu hizmeti veren yayınevi konusunda mutlaka seçici olun ve seçtiğiniz yayınevinin bu yöntemle daha önce yayınladığı kitapları ve bu kitapların ne kadar basıldığı ve ne kadar satıldığı hakkında bilgi edinmeye çalışın.

Bilgi Yayınevine Sizin İçin Sorduk

Bütün bu anlattıklarımız dışında mutlaka aklınıza takılan ve cevabını öğrenmek istediğiniz sorular da vardır. En sık sorulan sorulardan birkaçını seçtik ve Bilgi Yayınevi’ne sorduk. Yayınevinin yetkili ismi Biray Üstüner  bizi kırmayarak yoğun iş programına rağmen sorularımızı cevapladı. İşte sorularımız ve aldığımız cevaplar

SORU: Kitap dosyamızı hazırladıktan sonra posta ya da kargo aracılığıyla size göndermemiz yeterli midir?Ayrıca iletişim kurmamız gerekir mi? Gerekiyorsa iletişim kurmamız gereken biriminiz neresidir.

YANIT: Dosyanızı göndermeden önce yayıneviyle iletişime geçmenizde yarar var. Zira yayınevi, çalışmanızın türüne uygun olmayan bir yayın programı hazırlamış olabilir. (Örneğin bir dönemlik programını çocuk yazını ağırlıklı ya da çeviri ağırlıklı ya da inceleme-araştırma ağırlıklı hazırlamış olabilir.) Veya inceleme-değerlendirme ve yayın programı çok yüklendiği için bir süreliğine dosya kabulünü durdurmuş olabilir (bizde olduğu gibi).

SORU: Size gelen Bütün dosyalar mutlaka okunur ve değerlendirilir mi? İsmi duyulmamış hatta kitabı bile olmayan yazar adaylarının kitabını yayınlatabilmesi mümkün müdür?

YANIT: Bütün dosyalar okunduğu, incelendiği, haklarında raporlar yazılıp toplantılarda tartışıldığı için zaman konusunda büyük sıkıntı yaşıyoruz. Ayrıca bugün edebiyatın temel taşı sayılan yazarların pek çoğu, ilk kitaplarını yayımladığımızda henüz tanınmamışlardı!

SORU: Kitabı göndermeden önce notere tescil ettirmemiz gerekir mi? Böyle bir talebiniz var mıdır?

YANIT: Bu bir talep değil, güven meselesidir. Ben, bana noterden tasditli gelen dosyaları geri çeviriyorum; çünkü biz Bilgi Yayınevi’yiz. Güvencemiz, adımız ve markamızdır. Bize güvenmeyen yazar (veya yazar adayı) bizi tanımıyordur; yani kitaplarımızı okumamıştır, neler yaptığımızı, kimlerle çalıştığımızı bilmiyordur. Bu durumda bizim de onun için yapabileceğimiz bir şey yoktur.

SORU: Başvuru olumsuz da olsa mutlaka cevap verilir mi? Cevap verme süresi ne kadardır?

YANIT: Evet. Olumsuz da olsa mutlaka bilgi veririz. Süre, ne yazık ki 9-10 ayı bulur.

Esenlik dileklerimizle.

Biray Üstüner

Bilgi Yayınevi