Mar 262018
 
SUNUŞ YAZISI
İzmirli büyük ozan Homeros’un ‘’Gök kubbenin altındaki en güzel şehir’’ olarak betimlediği, Aristo’nun İskender’e ‘’Görmezsen eksik kalırsın’’ diyerek önemini vurguladığı, büyük yazar Victor Hugo’nun onu hiç görmeden adına şiir yazıp bir ‘’prensese benzettiği’’; farklı kültürlerin, yaşam tarzlarının, inançların binlerce yıldır bir arada barış içinde yaşadığı kavimler kapısı; Doğu Akdeniz’in merkezi, Ege’nin gerdanlığıdır. Söylencelere göre İzmir’in adı; ‘’Smyrna’’ adlı bir Amazon kraliçesinden gelmektedir. Bu yüzdendir ki İzmirli kadınlar özgürlük savaşçılarıdır. Sanatın, giderek insanlardan uzaklaştığı bir dönemde yolum ‘’Karakedi’’ ailesiyle kesişti. Yaşamda tesadüflere inanmayanlardanım. İzmir sayısını oluştururken tüm amacımın birilerinin kalbine, yaşamına dokunmak düşüncesi oldu. Çünkü bir söz, bir dize, bir sesleniş yenilenmenize yeniden başlamanıza sebep olabilir ya da içinizde sanata karşı gizli kalmış yanınızı ortaya çıkarabilir. Sınıf farkı gözetmeden herkesin bu dergide eserlerini paylaşabileceği, aynı sayfada olabileceğini, yazmanın ve sanatın amacının da bu olması gerektiğine inanıyorum. Bu sayıya katkı koyan arkadaşlarımız aynı düşünceyle bizimle eserlerini paylaşarak katkıda bulundular. Sanat sanat için değil de sanat insan için diyen sevgili dostlara gönül dolusu sevgiler. İnsan insanla beslenir, çoğalır. ‘’Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir’’ felsefesini ilke edinerek yazar arkadaşlarımızla çıktığımız bu yolculukta bize eşlik edecek önce Karakedi Dergisi’ne, hazırlama sürecinde emeği geçen arkadaşlara ve sevgili okuyuculara İzmir’den imbatlı teşekkürlerimizi gönderiyoruz. Yazmak var olmanın en güzel kanıtıdır. ‘’Edebiyat olan her yerde umut vardır’’ demiş Albert Camus. Önce kendinizden başlayın inanmaya ve ilk adımı Karakedi Dergisi’ne şiir, yazı, öykülerinizi göndermekle atın. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle, ESEN KALIN.
Sayı Editörü:   Neval SAVAK
                       01.04.2018 / İZMİR
 Yeni Sayıya Ulaşmak için: http://www.karakedidergi.com/ adresini ziyaret ediniz.
 
              Karakedi Dergisi
Akademik, Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi
Web adresi:    www.karakedidergi.com/
İnstagram:      karakedidergi
Facebook:      @karakedidergisi
Twitter     :       @Karakedi_Dergi
Mar 112018
 

Serpil Tuncer’in kaleme aldığı “Kuşları Uğurlama Sanatı” yazarın dördündü öykü kitabı… Yazar CNR kitap fuarında 17 Mart tarihinde öykü severlerle buluşmayı hedefliyor. Öykünün yalın bir anlatım sanatı olduğuna değinen yazar, gelecek yıllar içinde öykünün daha da yükseleceğini, içeriğinin genişleyeceğini belirtiyor…

“Kuşları Uçurma Sanatı” Hikâye kahramanlarının bilinçaltına inerek ruhsal çözümlemelerde bulunan; susturulup bastırılmış duygularını, açmazlarını, sıkıntılarını, yalnızlığını, bunalımlarını, kuşatılmışlığını, dağınıklığını, parçalanmışlığını, umut ve kırılganlıklarını su yüzeyine çıkarmakta mahir bir kalem Serpil Tuncer.

Şiire meyyal naif, kısa, yalın ve etkili cümlelerle çoklu bir etki uyandırmayı başaran yazarın; sıcaklık, içtenlik, akılcılık, gerçekçilik ile kaleme aldığı; aklın, hayalin ve zekânın sınırlarını zorlayan sıra dışı hikâyelerinin kahramanları da sıra dışı…

İdama mahkûm genç hükümlüye âşık olan cellat, Başhekimi olduğu hastanede tedavi gören, aklını yitirmiş psikiyatr, Yeşilçam figüranı düşkün evsize iş teklif eden uzun yol kaptanı, gönlünde filizlenen aşkı yüzünden meftun olduğu güvercinlerinden vazgeçmek zorunda kalan orta yaşlı adam, annesiyle eşi arasında tercih yapmaya zorlanan genç bir kadın, çöplerden topladığı fotoğraflara çeşitli kurgular yazan bir hayal avcısı…

Kahramanlarının hâletiruhiyesini elle tutulup gözle görünecek ve acısını ta yüreğinizde hissedecek kadar vurucu ve yerinde dokunuşlarla aktaran; demlenmiş, derinliği olan, edebî ve estetik haz yüklü bu hikâyelerin hiçbiri kurgu olamayacak kadar gerçek. Zira sadece gerçekler bu kadar yıkıcı olabilir…

Fatma Türkdoğan.. Kitap arka sayfa yazısı…

Mar 072018
 

SUNUŞ YAZISI

        Tarihte Hitit baş tanrısı Teşup’un kutsal şehri olarak bilinen Dolichenos’tan, Gaziantep’ten, tüm Karakedi ailesine; okuyanlarına, yazanlarına, gönüllerini kalem ile kağıda saranlara  “tatlı” bir merhaba…

         Hayatın tek başına manasız kaldığı zamanlarda edebiyata sığınanlardan biri olarak, insan ruhuna yolculuğun edebiyat ile hem de masrafsız bir şekilde yapılabileceğine inananlardanım. Bu düşünceyle yola çıktığım günlerden birinde tanıştım “Karakedi” ile… Kurmaca ve öznel karakterini fark edip  samimi sayfalarında gezinirken, “ben bu dergiye bir       -selam- göndermeliyim” diye geçirdim içimden. Sıcak ve anlamlı bir karşılamanın ardından aranızdayım.

    “Değiş-Geliş” formatında, edebiyat-toplum ilişkisinin artılarıyla beslenen ve yolunda sağlam adımlarla ilerleyen   Karakedi, farklı illerden, farklı kalemler eşliğinde hazırlanacaktı artık. Uygulama henüz teorideyken bile samimi gelmişti ve  ilk duyduğumda da bu düşüncenin, sorgusuz sualsiz destekçisi oldum. Yayın editörümüz Yusuf Arslan’ın dediği gibi; nöbetçi eczaneler olduğu gibi nöbetçi edebiyatçılar da olabilirdi elbet.

       Goethe’nin de mevzuya yakın bir saptaması vardır: “Gittikçe anlıyorum ki edebiyat; insanlığın ortak malıdır ve her yerde, her zaman yüzlerce; ama yüzlerce insanda ortaya çıkar, biri ötekinden biraz daha iyi becerir ve ötekinden biraz daha su yüzünde kalabilir, hepsi bundan ibaret.” der.

            Sizler de yazıp yazıp gelin bize… Hayatı yazın. Sevgiliyi, börtü böceği, uçan kuşları ya da hiç uçamayacakları… Elmayı yazın  mesela, elmaya “çürük” dedirten kurttan da bahsedin…

Bizler amatör ruhumuzu heyecanımızla harmanlayarak, Gaziantep’ten katıldık aranıza…

14.sayıda başka bir şehrin yüzünde buluşmak dileğiyle…Dostça kalın….

                        Zenan Özlem  ERDEM /23.02.2018/Gaziantep

            Dergiyi okumak için http://www.karakedidergi.com/ adresini ziyaret ediniz. 

               Karakedi Dergisi
Akademik, Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

 

Şub 062018
 

 

 SUNUŞ YAZISI

   2017 yılının Ocak ayında imkânsızlıklar içinde Karakedi’yi kurduk. Kaynaklarımız kıt, hayallerimiz büyüktü. Az sayıda insan bize inandı.  Çaba, azim ve gayretle başarılmayacak hiçbir şey yoktu, buna inandık. Gençliğe yakışır bir şekilde çalıştık. Kimi aylar gümbür gümbür iş çıkardık, kimi aylar saplanıp kaldık. Değiş, Geliş, İlerle; biz daima buna inandık. Başından beri kadının insan haklarını güçlendirmek için mücadele eden bir kafa yapımız oldu. Nar Çiçekleri, Karakedi Tiyatro ve Dilek Ertürk toplulukları bu gayeyi taşıyan genç yüreklerle kuruldu. Aynı gaye ile bir yıl içerisinde ulusal bir kadın kongresi ve şiir yarışması düzenledik. Ulusal, yerel ve sosyal medyada çok kez haber konusu olduk. Medya Takip Merkezi tarafından izlenen az sayıda dergiden biri olmayı başardık. 1.000.000 takipçili siteler tarafından izleniyoruz. 50.000 den fazla insan sitemizi takip ediyor. Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen yazılar hiç durmadı. Yurt dışındaki gurbetçilerimizden okurumuz, yazarımız var. Tüm bunlar çok çalışmanın sonucu.  

   Yeni yıl ile birlikte yeni başlangıçlar yapıyoruz. Karakedi  her ay aynı şehirden aynı insanların çıkardığı statik bir dergi olmak yerine farklı şehirlerden farklı insanların çıkardığı dinamik bir dergi olma yolunu tuttu. Bu inovatif fikir için her şey tamam. Önümüzdeki sayı Gaziantep’ten yayımlanacak. Siz de, Karakedi’yi yayımlamak isterseniz dergimize mail atarak bu talebinizi iletirseniz bir sonraki sayı sizin editörlüğünüzde, sizin şehrinizde çıkabilir.     Şenay Aybüke Yalçın şiir yarışması seçki kitabını yakında çıkartıyoruz yanı sıra Türk şiirinin büyük ismi Yunus Emre adına ulusal şiir yarışma duyurusunu açıklayacağız. Bu düşüncelerle 12. sayıda emeği geçenleri tanıtmak istiyorum: Ahmet TEKEŞ, Şükran ORAL, Dilan TURGUT, Büşra EKMEN/Dilan ARSLAN Batman’dan;  Sahibe KILIÇ İstanbul’dan, Barış KİYE Van’dan, Pınar AÇIK Isparta’dan, Gülay ERÇIKTIEskişehir’den, H. Senday ÖZDAMAR Ankara’dan, İsa GÜNERİ Kırıkkale’den yazdılar.

Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle, esen kalın.                    

                      Dr. Yusuf ARSLAN

Yeni sayıyı okumak için  http://www.karakedidergi.com/yeni-sayi-yayimlanmistir/ linkini tıklayınız.

Oca 072018
 

Karakedi Dergisi’nin 11. Sayısı (Ocak 2018) yayınlandı

SUNUŞ YAZISI

Koca bir yıl koşuşturmayla geldi geçti. Biz, girdiğimiz dergi mutfağında koca yılı çalışarak geçirdik. Üretken, verimli, yenilikçi ve girişken olmaya çabaladık.  Gelen yazıların sayısı sürekli arttı. 12. 13. sayılarda şimdiden yer kalmadı. 14. Sayının yarısı doldu. Bir haftaya kadar gelen yazıları ancak 15. sayıya arşivleyebileceğiz. Yazısının erken yayımlanmasını talep edenler için yazının geliş tarihinin esas alındığını belirtmemiz gerekiyor.

Basılı olmaktan tutunda bir kafe, kültür merkezi açmaya varan öneriler geliyor. Gelen diğer bir öneri derginin ulusal hakemli olmasıydı.  11. Sayıdan itibaren ulusal hakemli dergi olundu.

Değiş, Geliş, İlerle (DGİ) felsefesini benimsemiş genç bir edebiyat dergisi olarak yeni arayış ve girişimlerimiz sürüyor. Türkiye’nin en popüler edebiyat haberlerinden  edebiyathaberleri.com/ ve CemCemii Kurşun Kalem, sitelerinde dergimize yer verdiler.  Hürriyet Gazetesi muhabiriyle görüşmemiz olumlu  geçti. Şu an derginin haberini yapmak için inceliyor. Aralık başından beri Otel Real Konak dergiyi destekledi.  Aralık ayında genişletilmiş bir toplantı ve “Güneydoğu’da Kadın Deneyimi Paylaşımı”nı orada yaptık.

Karakedi Tiyatro Topluluğu “Ünzile- Bir Meleğin Ölümü” adlı oyununu 11 Aralık’ta sergiledi. 15 Aralıkta Down sendromlu, otistik ve diğer engel grupları konusunda duyarlılık oluşturmayı hedefleyen Dilek ERTÜRK Topluluğu kuruldu. 20 Aralıkta çadırda buz gibi havada yaşayan mültecilere gıda ve  giyeceklerini  ulaştırdık.

Geçtiğimiz haftalarda kurulan NAR ÇİÇEKLERİ GAZETECİ GRUBU, sürekli aynı kişilerin görev aldığı bir oluşum olmak yerine DÖNEM BAŞKANLARI şeklinde herkesin rol üstlendiği bir gazetecilik deneyim grubu olmayı benimsedi. Aralık ayı dönem başkanlığı Şilan UĞUR, Merve ÇAPAN, Pervin KARAKOÇ’taydı. Bu sayıda röportajları var. Hülya Senay ÖZDAMAR ve M. Fatih DEMİRDAĞ Ankara’dan, Gülay ERÇIKTI Eskişehir’den, İpek AYDOĞDU Bursa’dan yazdılar. Tuba BİNGÖL hem bir yazı hem  de karakalem çalışması yolladı. Pervin KARAKOÇ ilk kez yazı gönderenlerden. Ahmet KIZILBULUT TPAO’da görev yapan yazarlardan. Abdullah SANCAN tarafından kapak fotoğrafı tasarımı yapıldı. Arkadaşlarımı kısaca tanıttıktan sonra şimdiden herkese iyi yıllar diliyorum. Yeni yılınız kutlu olsun…

Dr. Yusuf ARSLAN

Karekedi Dergisini aşağıdaki linkten indirebilirsiniz

KARAKEDİ DERGİ 11

Ara 252017
 

Karakedi Dergisi

Karakedi Dergisi Tanıtım Yazısı

Karakedi Dergisi, 6 Ocak 2017’de 1 akademisyen ve 3 öğrenci tarafından Batman’da hayata geçirildi. 15000 öğrencinin okuduğu üniversitenin ilk ve tek kültür, sanat, edebiyat dergisi oldu. Ancak kısa süre içerisinde kentte ve çevre illerde etkisini gösterdi. Kültür, sanat, edebiyat meraklıları dergi ile buluştu. 10. Sayıdan itibaren akademik yayınlara hakemlik yapılmaya başlandı, bu yönüyle de ulusal hakemli bir dergi kimliği de oluştu.

Dergi aylık yayımlanmaktadır. Bu yönüyle üreticiliğin sınırlarını zorlamaya çalışmaktadır. Dergi online yayın yapıyor. Çocuk ve kadının insan haklarını savunmak derginin birinci misyonu. Dergi, din, dil, ırk, mezhep soy- sop, cinsiyet ayrımcılığını ret eder, evrensel değerleri benimser. Türkiye’nin her tarafından yazı alabilmek gibi bir başarıya 10. Sayısı ile beraber ulaştı. İzmir, Ankara Rize’den yazanda var Bozcaada’dan yazanda. Derginin Almanya, Belçika’da okurları var. Bu dergi Edebiyat yazılarının göç yollarını değiştirdi. Edebiyat yazıları yayımlanması için eskiden Doğu’dan Batı’ya yollanırdı,,, fakat şimdi  Batı’dan Doğu’ya da edebiyat yazıları gelir oldu.

Sadece bir dergi olmaktan öte yoksullara yardım topluyor, mağdur kadınlara iş buluyor, mültecilere erzak temin ediyor. Toplu bir iyilik hareketi gibi düşünebilirsiniz. Dergi bununla da kalmıyor kadının insan haklarının gelişmesi için çalışmalar yürütüyor. KARAKEDİ NAR ÇİÇEKLERİ adlı kadının insan haklarını savunan bir oluşumu var. Yine Dergi oluşumlarından KARAKEDİ TİYATRO topluluğu aynı konuda bilinç dönüşümü için sanat icra ediyor. KARAKEDİ DİLEK ERTÜRK TOPLULUĞU ise down sendromlular, otistikler, ve diğer engel grupları ile ilgili çalışmalar yürütüyor. Deneyim Paylaşım günleri, paneller, ulusal kongreler, şiir yarışmaları düzenliyor. I. Ulusal Kadın Kongresi ve Şehit Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın ulusal şiir yarışmasını da dergi gerçekleştirdi.

Dergi hakkında detaylı bilgi almak için http://www.karakedidergi.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye’nin her köşesinden kültür, sanat, edebiyat meraklılarının yazılarını dergimize yollamalarını isteriz.

Dergiye Nasıl Yazı Yollanır

Dergiye yazıların yollanacağı e-mail adresi: karakedi.dergi@gmail.com

Yazı Teslim Kuralları

–   Türkiye’nin her tarafından dergiye yazılar yollanabilir. Şiir, hikaye, anı, deneme, öykü, makale…vb her türlü yazı kabul edilmektedir.

  • Dergiye gönderilecek yazıların daha önce başka bir yerde yayımlanmamış ya da yayın için değerlendirme aşamasında olmaması gerekir.

–   Yayınlanan yazıların her türlü sorumluluğu yazar(lar)ına aittir.

–   Yayınlanmayan yazılar iade edilmez.

–   Dergiye gönderilen yazılar 1,5 aralıklı ve Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto olarak sayfanın tek yüzüne basılmalıdır. Yazılar, elektronik posta adresine word dosyası olarak e-mail yoluyla gönderilmelidir.

  • Dergiye ilk kez yazı yollayanların kısa bir cv’de yollamaları gerekmektedir.

–   Akademik makalelere hakem tayin edilmektedir. Metin içi atıflar APA sistemine uygun olmalıdır. Akademik makalelerin kaynakça ile birlikte 10 bin kelimeyi geçmemesi tercih edilir. Makalelerin 150 – 200 sözcük civarında İngilizce ve Türkçe özetleri de yazıyla birlikte gönderilebilir. Özette, araştırmanın kapsamı ve amacı belirtilmeli, kullanılan yöntem tanımlanmalı ve ulaşılan sonuçlar kısaca verilmelidir.

–   Yayın kurulu raporları doğrultusunda yazarlardan, yazılarında bazı düzeltmeler yapmaları istenebilir.

 

 

Ara 172017
 

Altın  Kapının altın anahtarı “İYİLİK”. Zerre kadar iyilik yapan karşılığını görecek, zerre kadar kötülük yapan karşılığını görecek.

Aşağıda bazı hayır kurumlarının hesap numaralarını ve logoları var. Kendinize ait bir hesabınız varsa mutlaka kıyısında köşesinde ATM lerden çekemeyeceğiniz küçük küsuratlar kalmıştır. Yapmanız gereken tek şey internet bankacığını kullanarakbu küsuratları bu banka hesap numaralarına havale etmek ya da EFT yapmak tabi eft ücreti almayan bankalardan. Hayır kurumu oldukları için havale masrafı alınmıyor. Aynı zamanda hemen hepsinde kısa mesaj göndererek küçük katkılarda bulunabileceğiniz numaralar verilmiş. Eften püften muhabbetler için bir gecede yüzlerce mesaj çeken parmaklar beş liracık iyilik yapmaktan kaçınır mı? Bence kaçınmaz gönülden gönderir mesajını. İyilik yapmak için illaki bağış yapmanız da gerekmiyor.  Bunların dışında aynı bu sayfada olduğu gibi bu kurumlara ait logoları kendi web sayfanda ya da Blogunda yayınlayabilirsin. Sayfan yoksa Facebook un mutlaka vardır. Hiç bir şey yapamıyorsan kendi sayfanda bu  kurumlara bir link ver, arkadaşlarına öner. Elinden ne kadar geliyorsa o kadarını yap.  Yine de karar sizin. İster sayfanın adresini, ister hayır kurumlarının adreslerini tanıdıklarınıza gönderin, ister hesabınızdaki küçük küsuratları bağışlayın. isterseniz Facebook da önerin… Sonuç olarak nasıl yaparsanız yapın, yeter ki bir iyilik yapın.

NELER YAPABİLECEĞİNİZİ GÖRMEK İÇİN LOGOLARA TIKLAMANIZ YETERLİ

       
       
Ara 132014
 
Yazınız saygın dergilerden birisinde yayınlandıysa önemli bir sınavı başarıyla geçmişsinizdir

Yazınız saygın dergilerden birisinde yayınlandıysa önemli bir sınavı başarıyla geçmişsinizdir

Daha önce belirtildiği gibi saygın edebiyat dergilerine gönderdiğiniz yazılar kabul edilmiş ve yayınlanmışsa önemli bir sınavı başarıyla geçmişsiniz demektir. Öyle ki bazı yayınevleri gönderdiğiniz  dosyaları kitap haline getirmek için daha önce yazılarınızın saygın dergiler tarafından yayınlanıp yayınlanmadığını sorgular. İnternet üzerinden yaptığınız yayınlar çok sayıda kişiye ulaşırken sınırlı sayıda basılan dergiler sınırlı sayıda okuyucuya ulaşacaktır ancak edebiyat dergilerini takip edenlerin edebiyata ilgi duyan seçici okuyucular olduğunu unutmayın. Yazınızın bir dergide yer almış olması edebiyat dünyasına gerçek anlamda girişi yapmış olduğunuz anlamına gelir demek çok da yanlış bir tespit olmayacaktır.

Yazılarınızın edebiyat dergilerinde yayınlanması süreci uzun ve takip edilmesi gereken bir süreçtir. Öncelikli olarak yazınızı gönderdiğiniz dergiye abone olmasanız bile dergi hakkında fikir sahibi olmanız, birkaç sayısını okumuş olmanız gerekir.  Bu konuda hassas davranmak hiç olmazsa etik bir yaklaşım olacaktır. Bununla dergilerin ilk amacı edebi eserleri yayınlamak olsa bile yazınızı göndermek istediğiniz dergi sizin dünya görüşünüzden farklı bir ideolojiyi benimsemiş ve bu yönde edebi eserler yayınlamayı ilke edinmiş bir dergi olabilir. Derginin bu tutumu gayet doğal olup seçeceği yazılar da bu doğrultuda olabilir. Tercih size ait olmakla birlikte yazı göndermek istediğiniz dergiyi mutlaka tanıyın.

Aşağıdaki linkte dergilere nasıl yazı göndereceğiniz detaylı olarak anlatılmış ve çok faydalı bilgiler verilmiş. Ayrıca yazılarınızı gönderebileceğiniz dergiler ve dergilerin yazıları nasıl değerlendirildiği de anlatışmış. Yazılarınızı bir edebiyat dergisine göndermek istiyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

http://yazarodasi.blogspot.com.tr/2010/11/dergilere-yaz-oyku-siir-gondermek.html

 

AYRICA;

KARAKEDİ EDEBİYAT DERGİSİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Ara 132014
 
İnternet dünyası yazdıklarınızı çok kısa sürede çok fazla kişiye ulaştırma imkanı sunuyor

İnternet dünyası yazdıklarınızı çok kısa sürede çok fazla kişiye ulaştırma imkanı sunuyor

Yazdıklarının süreli yayınlardan birisinde yayınlandığını ya da bir yayınevi tarafından kitaplaştırıldığını görmek her amatör yazarın hayalidir ancak ne yazık ki bu hayal çoğu zaman gerçekleşmez. Saygın edebiyat dergilerinden birisinde yazınızı yayınlatmayı başarmışsanız yazarlık hayatınızda ilk başarılı sınavınızı başarıyla vermişsinizdir. Bununla birlikte yazınız yayınlanmadıysa üzülmeyin çünkü bu sizin kötü yazdığınız anlamına gelmez. Sınırlı sayı, sınırlı sayfa ve sınırlı bütçelerle zor şartlar altında yayın hayatını sürdürmeye çalışan dergilere sizler gibi onlarca hatta yüzlerce yazı gönderen yazar ve şair olduğunu ve bunların arasından sıyrılarak öne geçmenin ne kadar zor olduğunu unutmayın.

Yayın evleri için de aynı durum söz konusudur. Her gün yüzlerce kitabın yayına girdiği bir ülkede ayakta kalabilmek için para kazanmak zorunda olan yayınevleri de tıpkı dergiler gibi her ay kendilerine gönderilen yüzlerce dosya arasından en iyi olanları seçeceklerdir. Çok iyi yazıyor olabilirsiniz ama sizden daha iyi yazan birileri de vardır mutlaka.

İnternet yayıncılığını küçümsemeyin

Yazdıklarınızı herhangi bir şekilde yayınlatamıyor olmanız sizi ümitsizliğe düşürmesin. Çağın getirdiği imkanlarla artık kendi kendinizin yayıncısı olabilirsiniz. İnternet bugün için yazdıklarınızın edebi değerini belirleyici bir faktör olamaz ama yazdıklarınızı bir anda binlerce kişiye ulaştırmak istiyorsanız asla interneti küçük görmeyin.

Yazılarınız İnternet üzerinde yayınlamaya bir blog oluşturarak başlayabilirsiniz. Öncelikli olarak ücretsiz blog alanı ve hazır şablonlar veren blogcu ya da blogspot a üye olarak blog sitenizi oluşturmaya başlayabilirsiniz. Birkaç dakika süren üyelik işleminden sonra hazır tema şablonlarını kullanarak sitenizi yazdığınız yazılarla doldurmaya başlayabilirsiniz.

Ücretsiz blog alanı sağlayan siteler sizin seçtiğiniz alan adının sonuna kendi uzantılarını eklerler. “cemcemii.blogcu.com” gibi. Buna karşılık ücretsizdirler ve yazdıklarınızın silinme ya da kaybolma ihtimali yok gibidir.  Yine de “cemcemii.com” gibi kendinize ait bir site olsun  istiyorsanız küçük bir bütçeyle sitenizi oluşturabilirsiniz. Bir internet sitesine sahip olmak için öncelikli bir hosting firmasına olarak kendi belirlediğiniz alan adını tescil ettirmeniz gerekir. Tescil sözcüğü sizi korkutmasın çok ucuz ve basit bir işlemdir. Aynı anda aynı hosting firmasından yazılarınızı yayınlayacağınız alanı da satın alabilirsiniz. Bu da pahalı olmayan basit bir işlemdir.

Sonraki aşama da sitenizin kurulumu biraz bilgi istiyor. Hiç bilginiz yoksa internet üzerinde zaman geçirmeniz, site kurulumlarıyla ilgili bazı temel bilgileri edinmeniz gerekiyor ama emin olun biraz olsun yatkınlığınız varsa altından kalkamayacağınız bir sorun değil.

Yazdıklarınızı sosyal medyada paylaşın

Blogunuzu oluşturduktan sonra en büyük yardımcınız sosyal medya siteleri olacak. Öyle ki yayınladığınız yazıları  kendi sosyal ağınızda yayınladığınızda, arkadaş listenizde yer alan herkesle paylaşmış olacaksınız. Üç yüz kişilik bir arkadaş listeniz varsa yazınız bir anda üç yüz kişiye ulaşacak. Doğal olarak paylaştığınız yazıları paylaşan başkaları da olacaktır. Daha da geniş kitlelere ulaşmak istiyorsanız binlerce üyesi bulunan aktif mail gruplarına üye olabilirsiniz.

 

 

Arama motorları ve SEO çalışmaları

Sitenizi oluşturduktan sonra ziyaretçi sayınızı arttırmak için bazı çalışmalar yapmanız gerekir. Ziyaretçi sayısını arttırmanın en önemli koşuluysa arama motorlarında üst sıralara çıkmaktır. Üst sıralara çıkabilmek için de SEO adı verilen bir dizi çalışma yapmanız gerekecektir. SEO çalışması gözünüzü korkutmasın. Öncelikle arama motorlarına kayıt olmakla iş başlayın ve saygın sitelerin sitenize link vermesini sağlayın. Sitenizin adresini girerek yazdığınız bir yorumun onaylanması, yorum yazdığınız siteden link aldığınız anlamına gelir.  Kopya olmayan özgün içerikler ve içerikler içerisine usulüne uygun olarak yerleştirilen anahtar kelimeler kısa sürede sitenizi arama motorlarında üst sıralara taşıyacaktır. SEO çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmak için internet üzerinde yapacağınız kısa bir araştırma ve konunun uzmanları tarafından yayınlamış makaleleri okumak ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayacaktır.

Ara 132014
 

ŞİİR-KANDIR-ŞAİR-CANDIR-300x206Yazan her kişinin hayali mutlaka günün birisinde yazdıklarını bir kitap olarak görmektir ancak tanınmamış bir yazarın ilk eserini bir yayınevine kabul ettirmesi gerçekten zor olacaktır. Yayınevleri yeni eserler vermek ve edebiyat dünyasına yeni yazarlar kazandırmak isterler ancak unutmamak gerekir ki bir yayınevinin ayakta kalabilmesi için satabileceği kitapları yayınlaması gerekir. Öyle ki yayınevi çıkardığı her kitap için büyük bir emek harcayacak, işgücü, basım, tanıtım, dağıtım gibi süreçler yayınevine ciddi maliyetler olarak geri dönecektir.

Yayınevleri tarafından kendilerine her gün onlarca kitap dosyasının ulaştığı ancak bunların çok az bir kısmı basıma değer bulunduğu ifade edilmektedir.  Bununla birlikte yayınevlerinin bu nedenler yüzünden seçici olmak istemeleri bazen önemli eserleri nadiren olsa da ıskaladıkları da görülmüştür. Bu nedenle kitap dosyanız reddedilirse hemen umutsuzluğa kapılamayın. Eserinizi gözden geçirin ve diğer yayınevlerine de başvurun. Unutmayın dünyaca ünlü pek çok yazarın ilke serleri yayınevleri tarafından reddedilmiştir.

Hangi Yayınevine Nasıl Başvuracaksınız

Bazı yayınevlerinin internet sayfalarında eserleri nasıl kabul ettikleri ayrıntılı olarak açıklarken bazıları buna yer vermez ancak genel yöntem eserinizi bilgisayar çıktısı ya da daktilo da yazılmış olarak yayınevine göndermenizdir. Süreci hızlandırmak amacıyla dosyalarınızı e-posta olarak kabul eden yayınevleri de bulunmakta. Dosyanızı gönderirken kısa bir özgeçmişinizi ve size ulaşabilecekleri iletişim bilgilerinizi de göndermeyi unutmayın.  Gönderdiğiniz eser editörler tarafından incelenecek ve size geri dönüş yapılacaktır. Eserinizin reddedilmesi halinde bazı yayınevleri cevapla birlikte eserinizi de size geri gönderirken bazıları sadece mektup ve e-posta ile geri dönüş yapacak,  eserinizi de imha edeceklerdir. Bu nedenle gönderdiğiniz dosyaların sizde mutlaka kopyasının bulunması gerekir.  Eserinizin kabul edilmesi halinde yayınevi sizi davet eder. Telif haklarınızı anlatır ve sizinle bir sözleşme yapar. Sözleşmenin ardından kitabınızın basıma hazırlık süreci başlayacaktır.

Kitabınızı Basacak Bir Yayınevi Bulamazsanız…

Bu durumda kitabı kendi maddi imkanlarınızla yayınlayacak bir yayınevi arayışınıza girebilirsiniz. Size bu hizmeti sağlayacak çok sayıda yayınevine arama motorlarında yapacağınız küçük bir aramayla ulaşmanız mümkündür ancak bu yolu tercih etmeniz halinde beklentinizi yüksek tutmayın. Kendi imkanlarınızla çıkardığınız bir kitabın tanıtımı ve dağıtımının diğer yayınevlerine göre zayıf kalabilme ihtimali yüksektir. Kitabınızı kendi maddi imkanlarınızla bastıracaksanız size bu hizmeti veren yayınevi konusunda mutlaka seçici olun ve seçtiğiniz yayınevinin bu yöntemle daha önce yayınladığı kitapları ve bu kitapların ne kadar basıldığı ve ne kadar satıldığı hakkında bilgi edinmeye çalışın.

Bilgi Yayınevine Sizin İçin Sorduk

Bütün bu anlattıklarımız dışında mutlaka aklınıza takılan ve cevabını öğrenmek istediğiniz sorular da vardır. En sık sorulan sorulardan birkaçını seçtik ve Bilgi Yayınevi’ne sorduk. Yayınevinin yetkili ismi Biray Üstüner  bizi kırmayarak yoğun iş programına rağmen sorularımızı cevapladı. İşte sorularımız ve aldığımız cevaplar

SORU: Kitap dosyamızı hazırladıktan sonra posta ya da kargo aracılığıyla size göndermemiz yeterli midir?Ayrıca iletişim kurmamız gerekir mi? Gerekiyorsa iletişim kurmamız gereken biriminiz neresidir.

YANIT: Dosyanızı göndermeden önce yayıneviyle iletişime geçmenizde yarar var. Zira yayınevi, çalışmanızın türüne uygun olmayan bir yayın programı hazırlamış olabilir. (Örneğin bir dönemlik programını çocuk yazını ağırlıklı ya da çeviri ağırlıklı ya da inceleme-araştırma ağırlıklı hazırlamış olabilir.) Veya inceleme-değerlendirme ve yayın programı çok yüklendiği için bir süreliğine dosya kabulünü durdurmuş olabilir (bizde olduğu gibi).

SORU: Size gelen Bütün dosyalar mutlaka okunur ve değerlendirilir mi? İsmi duyulmamış hatta kitabı bile olmayan yazar adaylarının kitabını yayınlatabilmesi mümkün müdür?

YANIT: Bütün dosyalar okunduğu, incelendiği, haklarında raporlar yazılıp toplantılarda tartışıldığı için zaman konusunda büyük sıkıntı yaşıyoruz. Ayrıca bugün edebiyatın temel taşı sayılan yazarların pek çoğu, ilk kitaplarını yayımladığımızda henüz tanınmamışlardı!

SORU: Kitabı göndermeden önce notere tescil ettirmemiz gerekir mi? Böyle bir talebiniz var mıdır?

YANIT: Bu bir talep değil, güven meselesidir. Ben, bana noterden tasditli gelen dosyaları geri çeviriyorum; çünkü biz Bilgi Yayınevi’yiz. Güvencemiz, adımız ve markamızdır. Bize güvenmeyen yazar (veya yazar adayı) bizi tanımıyordur; yani kitaplarımızı okumamıştır, neler yaptığımızı, kimlerle çalıştığımızı bilmiyordur. Bu durumda bizim de onun için yapabileceğimiz bir şey yoktur.

SORU: Başvuru olumsuz da olsa mutlaka cevap verilir mi? Cevap verme süresi ne kadardır?

YANIT: Evet. Olumsuz da olsa mutlaka bilgi veririz. Süre, ne yazık ki 9-10 ayı bulur.

Esenlik dileklerimizle.

Biray Üstüner

Bilgi Yayınevi