Haz 102016
 

sanat

Soylu ve karanlık yanlarımız vardır, çok soysuz ve de aydınlık arayan,parlak gün ışığında
söylenmiş, sanatın yüksek tonlu şarkıları, gölgede kalanlar nasıl duysun…

Sanat üretimi, yaratı süreci ve kültür alanlarının yönetimi bir performans sürecidir. Yaratı sürecinde genellikle yalnızdır sanatçı. Pratik olarak üretime geçtiği zaman, bir kaç kişi kadar bazen yüzlerce kişi kadar genişleyebilir. Kültür alanlarının yönetimine sahip bir kapı girişi arayan sanatçı çoğu zaman kaybolur ve süreç içerisinde sadece kendi varlığının bu sorunu yok edemeyeceğini çözümler. Her sanat sevicisi onunla aynı yere bakıyordur, yine de boy gösterilmek üzere yapılan sohbetlerde, hiçbir sevici, ortak paylaşıldığı iddia edilen görüşü tartışamayacaktır. Üretimi tamamlamanın bir yaptırımı yoktur. Sanat disiplinlerinin ötesinde, ortaya çıkan iş nitelik ve nicelik açısından tabi ki elbette kendini korumalıdır. Popüler bir üretim ya da ileriye dönük bir üretim olması arasında artık çok keskin bir duruş olamamaktadır. Kültürel üretimlerin içerisine dahil olan, eserin markalaşması, kendi üretim alanında pazara dahil olabilmesi, izleyiciye ulaşmasında ,kitle üzerinde oluşturulan merak ve sonrasında acil tüketme politikası ne kadar sistemli uygulanırsa, ürün ve üretim sonrası başarı o yönde tutarlı olur.

Sanat her şeyi birden söyleyemeyebilir, piyasaların koyduğu katı kurallar ve bunların koruyucusu olan bir çok etken, sanatçı olan kişiyi, bir çok açıdan köşeye sıkıştırmış ve kendine terk etmiştir, çoğalma umudu kalmayan sanatçı, ya piyasanın uygun gördüğü değerlere göre hareket etmeyi kabul edecektir, ya da artık bu alan içerisinde var olamayacaktır. Elbette bu kadar keskin değildir, bu gidişe zemin hazırlayan, sanatçı olan bireyin ekonomik gereklilikler çerçevesinde, tutunamaması, üretim sürecinde kendini ifade edeceği bir alan bulamama endişesi ile baş edememesi, aldığı teorik eğitim bilgisi ile pratik hayatın alakasız olduğunu ilk öğrendiği andan itibaren hayal kırıklığına uğrayıp, sürecin başına dönmesi. Farklı yüzlerin varlığına ihtiyaç her zaman vardır. Hayatın her alanında tek yüz formu artık gündelik hayata cevap veremiyorsa, bu yüzleri değiştirmek başka bir çıkış kapısını denemek olabilir, birkaç sanat kalesinin kapılarını bir süre açık bırakmak, belki de tüm sanat seviciler için sürdürülebilir. O zaman tüm zamanları ve sevinçleri taşıyabilir aklımız.

Paylaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: