May 082016
 

assk5

 

I.
Sessizliğinden kork tüm aldanışların,
susuz yüreğine vuran haykırışlarla inliyor adeta,
gözyaşlarına gizli zifir-i karanlığın çığlıkları…
Yok olup ölüme kansan da, mağrur ateşiyle kaynar bütün bedenin!**
II.
Susar gönlüm, ağladıkça yarası bî ızdırap.
Yakar ömrüm dumanı savurdukça közleri.
Biter elbet zahmetine değer sonsuz yalvarışlar,
asr-î ziyan olmasın kirpiğine konan gülzadelerim…
III.
Yazı gömdüm daha ısınmaz tenim
Yazıyı gömdüm kelimeler onursuz çıktı.
Kışı görünce anladım soğuk kalemim buz tutmuş.
Zaman akıp giderken tek bir vefaâ uğurladı uçurumdan atlarken.
IV.
Şansıma kadeh kaldırsa kaç yazar bütün çılgınlıklarım benden utanırken..
Kal desem gözlerime  bakma ihtimaliyle yüreğimi yakabilir mi? Zehrimi akıtsa keşke can-â uğramış kızgın bozkurt ateşiyle.
… belki o zaman kıyamaz gözlerimdeki,
…belki o zaman deniz mavisi  düşüncelerimdeki ,
-belki minik masum bir nezaket sıcaklığıyla tutar avuçlarımdan!
Zerzeniş değil tam bir rekabet ruh hâlim.  Zarına atarım denk gelir. Zarım kırılırsa edebî terbiyeyle kalır.
V.
Gözleri hiç olmadığı kadar derin ve mağrur sanki eşsiz bucaksız koca bir ayâz.
Öğle alabildiğine tam bir İstanbul.. ve akşamı…
Paylaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: