May 102015
 
Mayıs Ayı Kiraz mevsimi, kiraz mevsimi sevişme vakti

Mayıs Ayı Kiraz mevsimi, kiraz mevsimi sevişme vakti

Mutlu başlangıçları ve mutlu ilk yarıları seviyorum. İkinci yarılar mutlu da olsa hüzün veriyor bana. Sona yaklaştığımız için midir bilmem. Belki de her sonun yeni bir başlangıç olduğu fikrine kendimi alıştıramamam yüzünden. Mesela tatilin ilk günlerini seviyorum. Son yaklaştıkça ince ince gelen bir sis perdesi gibi ince bir hüzün sinsice yerleşiveriyor düşüncelerime. Yılın ilk aylarını ve hemen gelen ilkbaharı seviyorum. 21 Aralık doğum günüm gibi oysa en uzun gece. O geceden sonra günler uzamaya başlıyor ya anlıyorum ki bahara az kaldı. 21 Haziran ise ikinci yarının ilk düdüğü, günleri kısacık kışın ayak seslerini duyuyorum.

Ömür kısa, yüz yıl olsa da kısa ama yaşın getirisi olsa gerek biliyorum ki ikinci yarının ilk düdüğü çoktan çalınmış benim için. ilkbahar bitmiş, yaz geçmek üzere, kış ise uzun sürecek. Geri sayım an be an devam etmekte. Kayıplar giderek artmakta, her geçen gün birileri eksilmekte. Beklenen son gittikçe yaklaşmakta. Yaşadığımıza şükrederek uyanacağımız, yaşlı, yorgun, hastalıklı sabahların sonunda sessiz sedasız göçüp gitmek yerine muhteşem bir final istiyorum ben.

Sana bağlılığım seni çok sevdiğim için mi yoksa kendimi çok sevip seni kaybetmekten korktuğum için mi? Hepsi aynı kapıya çıkıyor aslında ve yaz tatilinin son demlerini yaşayan bir ilkokul çocuğu gibi uzadıkça uzasın istiyorum. Bir kez daha, son bir kez daha diyeceğim günler ne kadar uzakta kim bilebilir ki?

Hani durdur zamanı deseler kal bir yerde sana özel izin çıktı. İşte o zaman seni yanıma alır “Aylardan Mayıs olsun, günlerden de Cumartesi, yaşımızsa on dokuz” derdim. Çünkü Mayıs kiraz mevsimi, kiraz mevsimi ise sevişme vakti.

 

 

ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ’ NDEN (SAİT FAİK ABASIYANIK)

Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım
Baygınlık getiren şiirler
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu Pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın.
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
O biçimsiz bizans şarkısı.

Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem,
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokakbaşlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu…

 

Paylaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: